Rumeli Feneri
Karadeniz'in kıyısında, eski bir deniz feneri, Ceneviz kale kalıntıları ve İstanbul Boğazı'nın denizle buluştuğu manzaralar sunan sakin bir balıkçı köyü.
Rumeli Feneri, İstanbul’un Avrupa yakasının en kuzey ucunda, Boğaz’ın Karadeniz’e döküldüğü noktada yer alır. Köy adını hâlâ gemilere yol gösteren tarihi deniz fenerinden alıyor; hemen suyun üstündeki yıkık Ceneviz kale kalıntıları ise bölgenin Orta Çağ geçmişine paslı bir bağ kuruyor.
Buradaki asıl mesele sahil şeridi. Kayalıklarda yürüyebilir, yerel balıkçıların ağlarını çekişini izleyebilir ya da uçurumun kenarında oturup ufka bakabilirsiniz. Açık bir havada, mavi su ile köyün arkasındaki yemyeşil tepelerin kontrastı, o uzun otobüs yolculuğunu haklı çıkaran türden bir şey.
Gösterişsiz bir gezi burası: müze yok, gişe yok, sadece etkileyici bir konuma sahip bir çalışan köy. Basit restoranlardan birinde balık ekmek alın ve kimsenin İngilizce konuşmasını beklemeyin.
“Şehir kalabalığından uzakta, Boğaz’ın Karadeniz’le birleştiği ham ve rüzgârlı bir noktayı görmek için.”
Sarıyer’den hafta içi erken saatte otobüse binin; son durak direkt köyün içinde ve saat 11’den sonra küçücük sahil kafeleri dolar.
Köy yolları, kayalık patikalar ve kale kalıntıları engebeli zemin ve merdivenler içerir; tekerlekli sandalye ve bebek arabası erişimi çok kısıtlıdır.
Bilmekte fayda var
- Rumeli Feneri ücretsiz mi?
- Ücretsiz. Ücretsiz — Boğaz'ın Karadeniz'le buluştuğu noktada balıkçı köyü, deniz feneri ve Ceneviz kale kalıntıları.
- Rumeli Feneri için ne kadar süre ayırmalı?
- ~1 saat
- Rumeli Feneri için en iyi ziyaret zamanı nedir?
- Gün batımı
- Rumeli Feneri tekerlekli sandalyeye uygun mu?
- Köy yolları, kayalık patikalar ve kale kalıntıları engebeli zemin ve merdivenler içerir; tekerlekli sandalye ve bebek arabası erişimi çok kısıtlıdır.
